Akustik Konforun Göreceliği

“Akustik Konfor”un ne olduğu hacimlerin kullanım amaçlarına ve kullanıcılarına göre değişkenlik gösterir. Bu konuyla ilgili vereceğim ilk örnek “sessizlik”. Sessizlik her zaman akustik konfor anlamına gelmeyebilir. Örneğin kalabalık bir ortamda özel bir konuyu konuşmak isteyen iki kişi ortam kütüphane gibi sessiz ise rahatsız olacaklardır. Oysa bu alanda konuşan iki kişinin konuşmasını maskeleyen hafif bir arka plan gürültüsü onlara ihtiyaçları olan akustik mahremiyeti sağlayacaktır.

Prova yapacak veya konser verecek bir müzisyeni mutsuz etmek istiyorsanız, onu çınlama süresinin düşük olduğu, ses yutucularla kaplı bir odaya, örneğin bir sinema salonuna koyun. Müzik, özellikle akustik olarak icra ediliyorsa, çınlama süresinin görece uzun ve dengeli olduğu hacimler ister. Dolayısıyla çınlama süresinin düşük olduğu “kuru” hacimler sadece müzisyenin değil dinleyicinin de tadını kaçırır. Diğer taraftan bu tür akustik koşullara sahip hacimler örneğin toplantı, film gösterimi, sunum veya diğer konuşma odaklı etkinlikler için gayet idealdir.

Müzik demişken, müzik için ideal kabul edeceğimizi koşulların da sabit olmadığını belirtmeliyim. Müzik için gerekli akustik şartlar müziğin türüne, müzik enstrümanlarının ne olduğuna kaç tane olduğuna göre değişkenlik gösterir. Örneğin, ses sistemine bağlı olmaksızın akustik olarak icra edilen müziğin istediği çınlama süreleri görece uzundur. Batı sanat müziği icra eden oda orkestraları veya senfoni orkestralarını müzisyenleri ve dinleyicileri, bas frekans bölgesinde hafifçe artan dengeli ve uzunca çınlama süresine sahip salonları sever. Böyle bir salondan kim nefret eder derseniz bir rock veya pop müzik orkestrasının başta tonmaesteri ve müzisyenleri daha sonra da dinleyicileri derim. Çünkü batı sanat müziği zevki için uygun olan akustik ortam yüksek ses gücüyle çalışan derin bas ve salkım hoparlörlerin olduğu rock ve pop müzik  hiç ama hiç uygun değildir. İşletmeciler bu durumu bilmiyor veya bilseler de pek umursamıyor olabilirler…

Diğer yandan iyi bir sesle müthiş bir konserin hayalini kuran rock veya pop müzisyenlerimize büyük bir sinema salonunu denemelerini öneririm. Berrak ve kemik gibi gelen bas ve kick tonlarıyla birlikte net duyulan vokaller ve solo enstrüman tonları ve uğultusuz bir tını hoşlarına gidebilir… Rock ve pop müzik konserlerinin açık havada müthiş olmasının, havanın ve ortamın güzel olmasından başka, akustik arka planı, açık havanın tamamen ses yutucu olmasıdır. Kapalı salonlarda açık havadaki şartlara yaklaşmayı düşünüyorsanız size söyleyim: dört duvar ve bir çatıdan fazlasına ihtiyacınız var.

Özetle, kapalı bir alanın düşündüğünüz etkinlikler için uygun olduğuna inanıyor olabilir, hatta böyle bir varsayımla büyük yatırımlar yapıyor olabilirsiniz. İnanç ve özgüven başarının anahtarıdır, ancak akustik şartlara bir faydası olmaz. İyi bir akustiğe sahip olmak istiyorsanız kendinizle birlikte bize de inanın.

2018-10-23T19:51:04+03:00